29 Nisan-10 Mayıs Gündem Değerlendirmesi

İç Politika

 

İstanbul BB seçimlerinin iptali

 

İki haftalık sürede iç politikadaki en önemli gelişme YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesiydi.[i] YSK, aynı sandıklarda yapılan ilçe belediye başkanlığı, ilçe belediye meclis üyeleri ve muhtarlık seçimlerini ise iptal etmedi. Kararın gerekçesi, sandık kurularındaki bazı görevlilerin “kamu görevlisi” olmaması olarak gösterildi.

İstanbul seçimlerinin iptali, Neo-İttihatçı çılgınlığın son aşaması olarak yorumlanabilir. Türkiye’nin derinleşen ekonomik krizine, dış ilişkilerde büyük sorunlar yaşamasına ve toplumda güçlenen değişim talebine rağmen Erdoğan-Bahçeli kararlı bir kampanyayla YSK’yı baskı altına aldılar. 31 Mart seçim gecesinden bu yana birçok emaresini gördüğümüz devleti/sistemi restore etmeye çalışan kesim ile her ne pahasına olursa olsun iktidarını korumaya çalışan Avrasyacı yönelimli Türk-İslam faşizmi arasındaki mücadele ve pazarlıklar kısa vadede ikinci odağın lehine sonuçlanmış görünüyor. 

Bununla birlikte mücadelenin sertleştiğini gözlemliyoruz. Bu konuda özellikle dikkat çeken gelişmeler şunlar oldu: Gerek Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında yaptığı konuşma gerekse CHP PM bildirgesi alışık olmadığımız sertlikteydi. Kılıçdaroğlu, YSK üyelerini “çete mensubu” olarak nitelendirirken PM bildirgesinde YSK üyelerinin “kirli darbeye iştirak ettikleri” belirtildi.[ii] TÜSİAD da bir açıklama yaparak “seçim ortamına geri dönmenin kaygı verici olduğunu” vurguladı.[iii] Türkiye Barolar Birliği ise (TBB) bir açıklamayla YSK kararını sert biçimde eleştirdi.[iv] Barolar yenilenecek seçimlerde sandıklara avukat desteği sunacaklarını açıkladılar. Erdoğan, TÜSİAD’ı hedef alarak “herkes haddini” bilecek dedi. Devlet Bahçeli ise 24 Haziran’da yenilenecek seçimler için MHP olarak “bütün güçlerini İstanbul’a yığacaklarını” söyledi.

Bütün bu gelişmeler önümüzdeki dönemde restorasyoncu eğilimin mi yoksa Neo-İttihatçı çılgınlığın mı galip geleceği sorusunu sorduruyor. Devlet olanaklarının elinde olması nedeniyle kısa vadede ibrenin ikincisinden yana olduğu görülüyor. Seçimlere kadar kanlı saldırılar, provokasyonlar vs. ihtimali gözden uzak tutulmamalı. Buna rağmen, Neo-İttihatçı kanadın manevra alanının fazlasıyla daraldığını, özellikle ekonomik koşulların ve dış politikadaki sıkışmanın böyle bir şiddet ortamını kaldırabilecek durumda olmadığını, bunlarla bağlantılı olarak iktidarın halkın rızasını devşirme kapasitesinin hayli zayıfladığını göz önünde bulundurmalıyız.

Son olarak, başta CHP olmak üzere muhalefetin açık bir oy gaspı olan İstanbul BB seçimlerinin iptalinden sonra yenilenecek seçimlere girme kararını bu kadar hızla alması ve boykot seçeneğini ciddi olarak tartışmaması, muhalefetin iktidarın çizdiği sınırlar içinde kalarak iktidarı yenilgiye uğratmak gibi sonu yenilgiye varabilecek bir çerçeveye sıkıştığını gösterdi.

 

Kürt şehirlerinde belediyelere dönük baskılar ve insan hakları ihlalleri

 

HDP’nin kazandığı Mardin, Cizre, İdil ve Silopi belediyelerinin girişine X-ray cihazları ve güvenlik bariyerleri yerleştirildi. HDP’li yetkililer bu girişimi, “belediyeler karakola çevrilmek isteniyor” diyerek protesto ettiler. Polis aynı uygulamayı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi için de uygulamaya kalktıysa da bu aşamada başarılı olamadı.[v]

Bu arada aralarında HDP eşbaşkanlarının da olduğu 9 HDP’li milletvekili hakkında fezleke hazırlandı. Türk Tabipleri Birliği (TBB) Merkez Konseyi üyeleri “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” dedikleri için hapis cezalarına çarptırıldı. Barış İçin Akademisyenler’den Prof. Füsün Üstel ise cezaevine girdi. Füsun Üstel BAKçı akademisyenler arasında cezaevine giren ilk akademisyen oldu.[vi]

 

Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesi ve açlık grevleri

 

2 Mayıs’ta Öcalan avukatlarıyla görüştü. Ancak görüşmenin içeriği 6 Mayıs’ta, YSK’nın İstanbul BB seçimlerini iptal ettiği gün yapıldı. Öcalan’ın ulaştırdığı yazılı açıklamada üç temel unsur yer alıyordu: 1) Açlık grevi ve ölüm orucunda olanların sağlıkları her şeyin üzerindedir. 2) Türkiye ve bölgenin sorunları barışçıl yollarla çözülmeli. 3) Rojava sorununun Suriye’nin bütünlüğü içinde, anayasal güvenceye kavuşturulmuş yerel demokrasi çerçevesinde ve Türkiye’nin hassasiyetlerinin gözetilerek çözülmesi.[vii]

Aynı gün açlık grevi ve ölüm orucundaki tutsaklar bir açıklama yaparak Öcalan’la yapılan görüşmeyi anlamlı bulduklarını, fakat bir kerelik bir görüşmenin tecridin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirttiler ve eyleme devam edeceklerini duyurdular.

Öcalan’ın konuya ilişkin beyanına rağmen açlık grevlerinin sürmesi tecridin kalıcı şekilde kalktığının görülmek istenmesi şeklinde yorumlanabilir. Gelişmelerin şeffaf şekilde cereyan etmemesi bu konuda daha fazla fikir yürütülmesini engelliyor.

Diğer yandan, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) komutanı Mazlum Kobani aynı tarihlerde Türkiye ile dolaylı görüşmeler yapıldığını kamuoyuna duyurmuş ve “var olan sorunlara müzakereler ve barışçıl yollarla kimi şartlar çerçevesinde görüşmelere hazır olduklarını” söylemişti.[viii] Öcalan’ın Rojava’nın statüsüne ilişkin çözüm önerisinin bu görüşmelerle doğrudan ilintili olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Söz konusu görüşmelerin muhtemelen ABD’nin sponsorluğunda gerçekleştiği tahmin edilebilir.

 

Dış Politika


S-400’ler ve Suriye

Burada ele aldığımız iki hafta ABD ile Türkiye arasında S-400’ler ve Suriye konusunda yoğun bir diplomasi trafiğine sahne oldu. Erdoğan, Trump ile telefon görüşmesinde S-400’ler bahsinde kararına saygı duyulacak bir çalışma grubu kurulmasını önerdi. ABD tarafı bu öneriyi reddetti.

 

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile S-400 hava savunma sistemi, F-35 programı ve Libya'daki gelişmeler hakkında görüştü. Aynı tarihlerde ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemleri alması halinde F-35 hayalet savaş uçaklarını alamayacağını yineledi. Türkiye’de yapılacak NATO Konseyi toplantısı öncesinde ise NATO Sekreteri Stoltenberg “müttefik silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliği NATO için operasyon ve misyonların yürütülmesi bakımından temel bir husustur” diyerek Türkiye’nin S-400 alma kararının ittifaka zarar vereceğini açıkladı.[ix]

ABD ve NATO kanadından gelen bu açıklamalara karşın Cumhurbaşkanı Erdoğan önce S-400’ler konunda geri adım olmadığını açıkladı. “Türkiye'nin dışlandığı bir F-35 projesi tamamen çökmeye mahkumdur” dedi. NATO Konseyi toplantısında ise Türkiye'nin farklı ülke ve bölgelerle geliştirdiği ilişkilerin birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu belirtti.[x]

Savunma Bakanı Hulusi Akar ise daha alttan alan bir açıklama yaptı. Türkiye’nin NATO’dan uzaklaşmadığını ve İdlip’te üzerine düşeni yaptığını beyan etti. S-400 anlaşmasından geri dönüş olmadığını yineledi.[xi]

Türkiye’nin resmi açıklamaları bu şekildeyken Alman Bild gazetesi ekonomik kriz ve olası Amerikan yaptırımları nedeniyle Türkiye’nin S-400'lerde geri adım attığını iddia etti. Hemen ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'dan habere yalanlama geldi.[xii]

Özellikle Bild’in haberi, S-400’ler konusunda Türkiye’nin ABD yaptırımlarından kaçınmanın yollarını aradığı gösteriyor.

 

Suriye ve İdlip

 

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Münbiç ve Fırat'ın doğusunu görüşmek üzere Akar ve Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın ile bir araya geldi. Jeffrey yaptığı açıklamada güvenli bölge konusunda epey mesafe kaydettiklerini, ancak Türkiye ile bir anlaşmaya henüz varılmadığını beyan etti.[xiii]

Bu arada Suriye ve Rusya İdlip’te cihatçı örgütlere karşı saldırıya geçti. Saldırıdan kaçan bazı cihatçıların Türkiye’nin gözlem kulelerinin yakınlarına sığındığı iddia edildi. Suriye ve Rusya’nın operasyonları sonucunda yaklaşık 400 bin sivilin Türkiye sınırına doğru göç etmeye başladığı öne sürüldü.[xiv] Bu sırada Türkiye’nin İdlip’e karşılık Tel Rıfat’a operasyon izni istediği, ancak Rusya’nın bunu kabul etmediği iddia edildi.

 

Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervleri

 

Doğu Akdeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervleri konusunda İsrail ile Güney Kıbrıs arasında anlaşama bulunuyor ve Mısır da bu anlaşmayı destekliyor. Güney Kıbrıs sondaj yapılan alanı “münhasır bölgesi” ilan etti. Türkiye ise kendi karasularına kadar ulaşan bu uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu öne sürüyor. Yorumlar Türkiye’nin haklı olduğu yönünde. Üstelik gazın Avrupa’ya en kolay Türkiye üzerinden ulaştırılabileceği belirtiliyor. Buna karşın, her ne kadar Savunma Bakanı Akar “Türkiye milli hak ve menfaatlerini etkin, saygın, caydırıcı biçimde milli gücüyle korumaya hazırdır" dese de Türkiye’nin dış politikadaki yalnızlığı elini son derece zayıflatıyor. Son olarak AB ve ABD de Kıbrıs Rum Kesimi lehine devreye girdi ve ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin sondaj faaliyetleri niyetini duyurmasından derin kaygı duyulduğu ifade etti.[xv]

 

Ekonomi

 

Ekonomide en önemli gelişmelerden biri, İstanbul seçimlerinin yenilenmesiyle yükselen döviz kurunu denetim altına alma çabaları oldu. Merkez Bankası (MB), zorunlu karşılıklarla ilgili düzenlemelerle piyasadan önemli miktarda TL likiditesi çekti. Haftalık repo ihalesi açmayarak fiili faizleri % 25,5’a yükseltti. Gece Asya piyasalarının açıldığı saatlerde kamu bankaları aracılığıyla dolar satışı gerçekleştirdi.[xvi]

Bu adımlara karşın döviz kurunda anlamlı bir düşüş gerçekleşmediği gibi MB rezervleri de boşa harcanmış oldu. Türkiye’nin içine sürüklendiği özel sektör kaynaklı borç krizi, gıda fiyatları temelli yüksek enflasyon, dış politikada çıkmaza giren ilişkiler gibi temel sorunların üzerine gidilmeyip şeffaf olmayan günü birlik arka-kapı uygulamaları devreye sokulunca Türkiye’nin borçlanma risk primini gösteren CDS primi 500’lere, Eylül’deki kur şokundan bu yana en yüksek seviyesine çıktı.[xvii]

Özellikle MB’nin net döviz rezervlerine dair uluslararası finans çevrelerinde kaygılar baş gösterdi. MB döviz rezervlerinin tehlikeli şekilde azaldığı ve Hazine’nin yoğun bir iç borçlanma programı izlemek zorunda olduğu biliniyor.

Diğer yandan, örneğin Bild gazetesinin S-400’lerin alımının ertelendiği haberinin ardından dolar kurundaki gevşeme (5,98’lere indi), uluslararası alandaki krizlerin ekonomideki belirleyiciliğini gösteriyor. Kısa vadede piyasa aktörleri Hazine ve Maliye Bakanı’nın değişmesini bekliyor. Batılı ülkeler Türkiye’yi sıkıştırmaya yönelik spekülatif hareketlere girişmiyor, fakat T.C. yurttaşlarının döviz alımı ve ekonomide dolarizasyon hız kesmeden devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

[i] https://www.haberturk.com/son-dakika-ysk-ak-parti-temsilcisi-recep-ozel-istanbul-secimleri-yenileniyor-2453764

[ii] https://www.evrensel.net/haber/378905/kilicdaroglu-ysk-icindeki-cetelere-iyi-bir-ders-vermek-zorundayiz. CHP PM bildirgesi:  https://www.gazeteduvar.com.tr/politika/2019/05/07/chp-bildirisi-24-haziran-secimleri-de-yenilenmeli/

[iii] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1380913/TUSiAD_dan_YSK_kararina_iliskin_aciklama__Secim_ortamina_geri_donmek_kaygi_verici.html

[iv] https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/ysk-nin-iptal-kararina-iliskin-turkiye-barolar-birligi-nin-aciklamasi-80648

[v]https://anfturkce.com/guncel/akp-rejimi-hdp-li-belediyeleri-de-karakola-doenuestuermek-istiyor-124863. https://www.evrensel.net/haber/378943/hdpli-belediyelere-polis-zoruyla-x-ray-yerlestirilmek-isteniyor

[vi] https://anfturkce.com/guncel/9-hdp-li-vekil-hakkinda-fezleke-hazirlandi-124882. TBB Merkez Konseyi üyeleri için bkz. https://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/208132-savas-bir-halk-sagligi-sorunudur-diyen-ttb-uyelerine-hapis-cezasi. Füsun Üstel için bkz. https://t24.com.tr/haber/baris-akademisyeni-fusun-ustel-cezaevine-ugurlandi,820049

[vii] https://t24.com.tr/haber/ocalan-ile-gorusen-asrin-hukuk-burosu-avukatlarindan-aciklama,819883

[viii] http://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/030520195

[ix] https://www.evrensel.net/haber/378819/nato-sekreteri-stoltenbergden-ziyareti-oncesi-s-400-aciklamasi

[x] https://www.haberturk.com/cumhurbaskani-erdogan-dan-nato-toplantisinda-aciklamalar-2453347

[xi] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1375348/Hulusi_Akar_dan_F-35_ve_S-400_aciklamasi.html

[xii] https://www.dw.com/tr/bildden-türkiye-s-400lerde-geri-adım-atıyor-iddiası/a-48694390

[xiii] https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2019/05/10/abd-guvenli-bolgede-henuz-anlasma-yok/

[xiv] https://www.haberturk.com/rejim-ve-destekcileri-idlib-den-yaklasik-400-bin

sivili-yerinden-etti-2458807

[xv] https://t24.com.tr/haber/akar-turkiye-oldubittilere-musaade-etmemeye-kararlidir,819710. ABD Dışişleri Bakanlığı açıklaması için bkz: https://www.dw.com/tr/abdden-doğu-akdeniz-açıklaması/a-48612550

[xvi] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1384728/Merkez_Bankasi_ndan_dovize_bir_mudahale_daha.html. Asya piyasasına dolar satışı için bkz. https://t24.com.tr/haber/dolar-tl-yi-dusuren-ne-oldu-merkez-bankasi-nin-adimlari-mi-sahur-etkisi-mi-kamu-bankalarinin-sattigi-1-milyar-dolar-mi,820613

[xvii] https://www.bloomberght.com/turkiye-5-yillik-cds-primi-8-ayin-zirvesine-tirmandi-2217985