Türkiye’de Kürt sorununa ilişkin yeni bir dönemin içinden geçiyoruz. Farklı biçimlerde adlandırılan bu sürecin, barış ve demokratikleşme açısından önemli imkânlar ve tartışmalar barındırdığı açık.
Artizan Kültür Sanat Çevresi olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle, süreci yalnızca izlemek yerine üzerine düşünmenin, soru sormanın ve tartışma alanları açmanın önemli olduğuna inanıyoruz. Silahların susması ile barış arasındaki ilişkiden demokrasi ve eşit yurttaşlık meselesine, anadil hakkından kültür sanat çalışmalarının barışın toplumsallaşmasındaki rolüne uzanan bir dizi soru bugün zihnimizi meşgul ediyor.
Bu tartışmayı yalnızca Kürt sorununun çözümüyle sınırlı görmüyor; farklı dillerin, kültürlerin, inançların ve kimliklerin eşit haklarla bir arada yaşayabildiği, adaletin ve demokrasinin güçlendiği çoğulcu bir toplumun nasıl kurulabileceği sorusunun parçası olarak ele alıyoruz. Barışın kalıcı olmasının da ancak böyle bir ortak yaşamın inşasıyla mümkün olabileceğini düşünüyoruz.
