CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal eden mutlak butlan kararı ile, CHP’ye yönelik yargı aracılığıyla yapılan darbeler sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel liderliğindeki CHP, iktidarın çizdiği sınırlar içinde siyaset yapmak yerine iktidara aday olduğundan beri çok sayıda operasyonla karşı karşıya kaldı. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali, belediye başkanlığının elinden alınıp tutuklanması, keyfi gerekçelerle casusluk suçlamasıyla karşı karşıya kalması, neredeyse tüm CHP belediyelerine operasyonlar yapılıp onlarca kişinin hapse atılmasıyla devam eden darbe sürecine şimdi de mutlak butlan kararı eklendi.

Bu kararın sadece bir partiye yönelik müdahale olmadığı, Türkiye’de siyasal alana, seçme ve seçilme hakkına, örgütlenme özgürlüğüne yönelik olduğu son derece açık. Bu nedenle bugün ortaya çıkan tablo, yalnızca belirli bir muhalefet odağını tasfiye etmeye dönük geçici bir müdahale değildir. Türkiye’de siyasal alanın giderek etkisizleştiği, Meclis’in ve seçim siyasetinin daha da zayıflatıldığı; buna karşılık devlet aygıtı, güvenlik bürokrasisi ve yargısal mekanizmaların kalıcı biçimde güç kazandığı yeni bir rejim anlayışı kurumsallaştırılmak istenmektedir.

Bu müdahalenin Kürt meselesinin çözüm sürecine zarar vereceği de açıktır.  Demokratik siyasetin tasfiye edildiği, muhalefetin kriminalize edildiği, hukukun siyasi mühendisliğin aracına dönüştüğü koşullarda yürütülen çözüm süreci toplumda güven üretemez. Barış ancak halk iradesine, demokratik temsile ve hukukun asgari ilkelerine saygı duyulan bir zeminde gerçekleşebilir. Artizan Kültür Sanat Çevresi olarak siyasal alana, seçme ve seçilme hakkına, örgütlenme özgürlüğüne yönelik bu darbeleri  ve hukuksuzlukların olağanlaştırılmasını reddediyoruz.