Kültür-Sanat Komisyonu’ndaki genç kuşak üyelerin yürüttüğü “21. Yüzyılda Festivaller: Festival Ekonomileri ve Türkiye’deki Güncel Festivaller” başlıklı çalışma kapsamında sahne sanatları alanında festival düzenleyen bazı bağımsız sanatçılar, vakıflar ve üniversite grupları ile dört soruluk mini söyleşiler düzenlendi. Bu söyleşilerden biri Onur Yılmaz ile ODTÜ Bahar Şenliği üzerine oldu.
Düzenlediğiniz festivalin misyonunu nasıl açıklarsınız?
Merhabalar, ben Uluslararası Gençlik Topluluğundan (UGT) Onur. UGT olarak 1987’den bu yana ODTÜ Uluslararası Bahar Şenliği’nin organizasyonundan sorumluyuz. Bizim düzenlediğimiz organizasyon, bir festivalden ziyade “şenlik”. Amaç, tüm okula şen bir hava estirmek ve bu bağlamda bütün ODTÜ mensuplarını kampüse girdiği andan itibaren bu atmosferin içine dahil edebilmek. Toplulukların stant açtığı, müzik topluluklarının sahne aldığı panayır alanımız; uluslararası öğrencilerin stant açtığı, kendi ülkelerini, kültürlerini tanıttığı uluslararası alanımız ve üniversitenin Kültür Kongre Merkezi’nin önündeki caz topluluğunun sahnesi ile birlikte bu atmosferi yaratıyoruz. Misyonumuz ise kısaca, öğrenciler için öğrenciler tarafından yapılan bir şenlik organize etmek.
2025 senesinin temasını, içeriğini belirlerken neleri dikkate aldınız? Davet edeceğiniz oyun/gösteri/sanatçıları belirlerken sizin için hangi kriterler ön plandaydı?
2025 yılının ilk yarısı aslında hepimiz için zorlu bir süreçti. Ülkedeki politik gündem gün geçtikçe hepimizin hayatının merkezini doğrudan hedef alır hâle gelmişti. Bu nedenle bizler için de şenlikte yer alacak sanatçıları belirlerken gündemden uzak bir değerlendirme yapmak mümkün değildi. Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki söyleşiler ve Devrim Sahnesi’nde gerçekleşen konserler için ODTÜ’nün kültür ve geleneğine uygun isimleri seçmeye yönelik bir tutumumuz var. Dikkat ettiğimiz bir diğer nokta ise şenliğin bir öğrenci etkinliği olması ve bunu öğrencilerin öğrenciler için yapması. Bu misyonu içselleştirmiş sanatçılarla çalışmak, bizim onlara değer vermemiz, onların da bizlerle dayanışma içinde olması temel beklentilerimiz arasında.
Bu festival ile ulaşmak istediğiniz kitle kimlerden oluşuyor? Ulaşabildiğinizi düşünüyor musunuz? Festivali takip eden kitlenin içeriğe ve festivalin genel organizasyonuna tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Düzenlediğiniz festivalin gördüğü ilgiyi nasıl değerlendirirsiniz?
Bu festival ile ulaşmak istediğimiz kitle aslına bakarsanız tüm ODTÜ kamuoyu. Önceliklerimiz şenliğin tüm ODTÜ mensuplarını kapsaması, herkes tarafından sahiplenilmesi ve bütün katılımcıların keyifli vakit geçirmesi. Bu açıdan baktığımızda, hedeflediğimiz kitleye ulaştığımızı, hatta onlara dokunabildiğimizi söyleyebiliriz. Mevcut ekonomik koşullar altında öğrencilerin bu tür bir şenliğe tamamen ücretsiz katılabileceği, mezunların ve ODTÜ personelinin aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirebileceği bir alanın mimarı olmak bizi fazlasıyla tatmin ediyor, hatta gururlandırıyor. Diğer sorunuza gelince; elbette herkesin herhangi bir etkinliği beğenip beğenmemesine neden olabilecek farklı değer yargıları ve tutumları var. Bizim tutumumuz ise kapsayıcı olmak ve herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir alan yaratmak. Gelen geri bildirimleri, yapıcı oldukları sürece dikkate alıyor ve önümüzdeki yıllarda daha iyi bir şenlik ortaya koymak için değerlendiriyoruz.
Ekonomik alt yapınızı nasıl sağlıyorsunuz? Ekonomik olarak karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Ekonomik açıdan birincil kaynağımız, şenlik alanında açılan ticari stantlar. Bu stantlarla yaptığımız anlaşmalar üzerinden sağladığımız gelirle tüm şenliği finanse ediyoruz. Etkinliği tamamen ücretsiz ve sponsorsuz olarak gerçekleştiriyoruz. Temel tutumumuz, Devrim Stadyumu’na hiçbir şekilde sponsorluk kabul etmemek; kendi sermayesini kendi yaratan, kâr amacı gütmeyen bir etkinlik ortaya koymak. Sponsor almamak ve bilet satmamak ekonomik açıdan bazı zorluklar yaratıyor; ancak bu gelirlerden vazgeçmek, şenliğin temel motivasyonunu güçlendiriyor. Tüm katılımcıların daha keyifli, daha bütüncül bir ODTÜ Şenliği deneyimi yaşamasını sağlıyor.
