Kültür-Sanat Komisyonu’ndaki genç kuşak üyelerin yürüttüğü “21. Yüzyılda Festivaller: Festival Ekonomileri ve Türkiye’deki Güncel Festivaller” başlıklı çalışma kapsamında sahne sanatları alanında festival düzenleyen bazı bağımsız sanatçılar, vakıflar ve üniversite grupları ile dört soruluk mini söyleşiler düzenlendi. Bu söyleşilerden biri Anadolu Üniversitesi Tiyatro Kulübü ile Eskişehir Amatör Tiyatro Günleri üzerine oldu.
Düzenlediğiniz festivalin misyonunu nasıl açıklarsınız?
Amatör Tiyatro Günleri’ne yüklediğimiz misyonu oldukça net bir şekilde ifade edebiliriz: Biz bu festivali, kulübümüze yeni katılan üniversite öğrencilerinin sahne sanatları üzerinden kendilerini ifade edebilecekleri, özgürce var olabilecekleri bir alan yaratmak için düzenliyoruz. Genç oyuncuların ve topluluklarımızın sanatlarını görünür kılmalarını, üretimlerini sahneye taşıyabilmelerini önemsiyoruz. Bunun yalnızca bir festival düzenlemenin ötesinde bir anlam taşıdığını vurguluyoruz. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ekipleri bir araya getirerek gerçek bir sanatsal paylaşım alanı oluşturmayı amaçlıyoruz. Amatör tiyatronun yaratıcı, dönüştürücü ve birleştirici gücünü kampüs yaşamının içine taşımak bizim için çok değerli. Ayrıca festivalin topluluklar arasında güçlü bir dayanışma zemini kurduğunu düşünüyor ve bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Üniversite ekiplerinin birbirleriyle iletişim kurabildiği, deneyim aktarabildiği ve ilham alışverişinde bulunabildiği bir kültürel ortam yaratıyoruz. Böylece hem sanatsal çeşitliliği teşvik ediyor hem de tiyatronun toplumsal duyarlılık geliştiren yönünü yeni kuşaklarla buluşturmuş oluyoruz.
2025 senesinin temasını, içeriğini belirlerken neleri dikkate aldınız? Davet edeceğiniz oyun/gösteri/sanatçıları belirlerken sizin için hangi kriterler ön plandaydı?
Anadolu Üniversitesi Tiyatro Kulübü olarak, amatör tiyatronun temelinde bulunan kolektif bilinçle hareket etme ilkesini festivalimizi planlarken de ön planda tutarak bir bahar festivali hazırladık. 2025 senesinde ülkemizde, hayatın doğal akışının dışında gelişen toplumsal olaylar yaşandı. Bizler de sanat iddiası olan tiyatro toplulukları olarak bu meselelere sessiz kalmayarak, hem kendi gruplarımız bünyesinde hem de Anadolu Üniversitesi Tiyatro Kulübü çatısı altında halkımızın yaşadığı toplumsal olaylara karşı sesimizi yükselttik. Bu bağlamda 2025 yılındaki festivalimizi bir direniş festivali olarak gördük. İçinde bulunduğumuz ve uğruna sanat ürettiğimiz toplumu anlamaya çalıştığımız bu süreci kendi içimizde değerlendirdiğimizde, bu festivali gerçekleştirmenin ve oyunları sahnelemenin, direnişi çoğaltma ve çeşitlendirme temelinde bir amaç taşıdığını gördük. Çağırdığımız ekipleri belirlerken ise amatör tiyatro bilincini taşıyan, oyunlarında toplumsal bir bilinç geliştirmiş ekipleri tercih ettik. Bunun yanında, bünyemizdeki ekiplerin yıllardır iletişim halinde olduğu toplulukları festivalimizde ağırlamayı da göz önünde bulundurduk. Tüm bu bağlamların birleşiminde, 21. Eskişehir Amatör Tiyatro Günleri’nin bu amaçlara hizmet ettiğini söyleyebiliriz.
Bu festival ile ulaşmak istediğiniz kitle kim? Ulaşabildiğinizi düşünüyor musunuz? Festivali takip eden kitlenin içeriğe ve festivalin genel organizasyonuna tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Düzenlediğiniz festivalin gördüğü ilgiyi nasıl değerlendirirsiniz?
Festivalimizin hedef kitlesi öncelikle üniversite öğrencileri, genç yetişkinler ve amatör tiyatro üretimlerini takip eden, yıllardır seyircimiz olan sanatseverlerden oluşmaktadır. Bununla birlikte Eskişehir’deki diğer öğrenci tiyatro toplulukları ve özel tiyatrolar da festivalimizin önemli bir parçasıdır. Festival boyunca salonların doluluk oranı, izleyicilerin oyun sonrası fuayelerdeki etkileşimleri ve misafir ettiğimiz topluluklardan aldığımız geri bildirimler ekiplerimizce değerlendirildiğinde, hedef kitleye büyük ölçüde ulaşıldığı; özellikle öğrenciler arasında güçlü bir ilgi oluştuğu ve festivalimize yönelik belirgin bir sempati oluştuğunu gözlemledik. İzleyicilerin genel tepkileri, oyunların çeşitliliği, temaların güncelliği ve festivalimizdeki sıcak, samimi atmosfer nedeniyle çoğunlukla olumluydu. Farklı üniversite topluluklarının sahne performansları, kültürel çeşitliliği ve çoğulculuğu, toplumsal meseleleri ele alış biçimleri, festivalimizin ilgi görmesinde bizce etkili olmuştur. Kulübümüz bu geri dönüşleri, festivalin görünürlüğünün ve etkisinin her yıl artmakta olduğunun bir göstergesi olarak görüyor.
Ekonomik alt yapınızı nasıl sağlıyorsunuz? Ekonomik olarak karşılaştığınız zorluklar nelerdir?
Festivalimizde oynanan oyunlardan elde edilen davetiye ücretleri sayesinde oyunlarımızın prodüksiyon giderlerini, aynı zamanda misafir ettiğimiz amatör tiyatro gruplarının kumanya, konaklama ve teknik ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Okulumuzdan herhangi bir ödenek alamamamız, sahne ihtiyaçları, festivalimizin tanıtımı ve teknik gereksinimleri kendi imkanlarımızla karşılamak zorunda kalmamız bizi ekonomik açıdan zorluyor. Buna rağmen, içimizdeki amatör tiyatro bilinci ve sanatsever seyircilerimizin desteği sayesinde bu zorlukların ve ekonomik yetersizliklerin üstesinden gelmeyi başarıyoruz.
