Bölgesel ve uluslararası hegemonik güçlerin eliyle Ortadoğu 100 yıl sonra yeniden dizayn ediliyor. Gazze’deki soykırım eşliğinde Hamas’ın tasfiyesi; Lübnan’da lider kadrolarına yönelik istihbarat merkezli operasyonlar ile Hizbullah’ın felç edilmesi; son olarak geçmişi Irak el-Kaidesi’ne, IŞİD’e ve el-Nusra Cephesi’ne dayanan, ABD’nin başına ödül koyduğu selefi cihatçı Muhammed El Colani liderliğindeki HTŞ’nin çok kısa bir sürede Esad yönetimini devirmesi ve Şam yönetiminin el değiştirmesi… 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın İsrail’e yaptığı terör saldırısıyla başlayan süreç İran’ın direniş eksenindeki ittifaklarının tasfiyesiyle devam ediyor. Görünen o ki, saldırılar aşama aşama Irak’taki Haşdi Şabi birliklerinin tasfiyesine ve İran’a doğru ilerliyor; Tüm IŞİD unsurlarının Şam rejimi çatısı altında birleştirildiği Sünni bir cihatçı ordunun kurularak, Irak’taki Şiilere saldırılması senaryoları konuşuluyor. Bu aynı zamanda yeni katliamlar ve yeni bir insani krizin daha kapıda olduğunu gösteriyor.
Kimi “yorumcular” tarafından satranç tahtasındaki soğukkanlı hamleler olarak okunan bu gelişmeler, soykırıma varan savaş suçlarının işlendiği, sayıları on binlerle ifade edilen sivilin hayatını kaybettiği bir cinnet hali!
Göç ettirme, infaz etme, kaçırma, tecavüz, ölü bedenlere saldırı gibi savaş suçlarının sıradanlaştığı Ortadoğu’da yaşanan toplu katliamlara, Şam’da HTŞ merkezli yeni cihatçı rejimin kurulması ile yenileri eklendi. Rejim değişikliğinin ardından, Suriye’nin sahil kesimlerinde yaşayan Alevilere yönelik Şam rejimine bağlı cihatçı güçler tarafından silahlı saldırı, yaralama ve kaçırma eylemleri aralıksız bir şekilde devam etti. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre 6 Mart 2025’te başlayan bu saldırılarda en az 1.068 sivil Şam rejimini destekleyen silahlı milisler tarafından öldürüldü. (1)
Dürzi bir din adamına ait olduğu iddia edilen ve Hz. Muhammed’e hakaretler içeren ses kaydının yayılması üzerine Temmuz 2025’te Süveyda’da Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçler tarafından Dürzilere yönelik saldırılar başlatıldı. Gerçekleştirilen saldırılarda, “silahlı grupların en az 196 kişiyi toplu bir şekilde infaz ettiği” ifade edildi. İnfaz edilen Dürziler arasında 28 kadın, 8 çocuk ve 1 yaşlı olduğu açıklandı. SOHR’un bilançosuna göre, 15-22 Temmuz arasında bin 311 kişi hayatını kaybetti, 104’ü sivil, 637 Dürzi’nin yaşamını yitirdi.
Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçler bölgesel ve uluslararası güçlerin desteği ve onayıyla 6 Ocak 2026’da bu kez Halep’te Kürt mahallelerine, ardından da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (Rojava) tamamına yöneldi. (2) Bu tek taraflı saldırılar ve bunun yarattığı insani kriz genel olarak uluslararası medyada yer almamakta; dahası bu tek taraflı saldırılar iki tarafın “eşit” şekilde saldırgan davrandığı çatışmalar şeklinde lanse edilmektedir.
Aşağıdaki kronoloji, Ocak 2026’da Halep’teki iki Kürt mahallesine Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçlerin başlattığı saldırıları ve insani yıkımı birlikte ele alarak, Rojava’ya dönük kuşatmanın nasıl adım adım derinleştiğini gözler önüne sermektedir.
1 Ocak 2026: Şiddet tırmanıyor
Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçlerin kontrolündeki bölgelerde şiddet tırmandı. Aralık ayında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 181 kişi yaşamını yitirirken, Halep yakınlarında bir toplu mezar bulundu.
2 Ocak 2026: Askeri entegrasyon yol haritası netleşiyor
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Şam rejimi ile yürütülen görüşmelerde askeri entegrasyonun yol haritasının netleştiğini, önümüzdeki 10 gün içerisinde SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Şam’daki üst düzey yetkililer arasında bir görüşmenin beklendiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Ocak Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump’la görüşme yapacağını belirtip “Rusya-Ukrayna arasındaki konuları, aynı şekilde Filistin’deki konuları da görüşme fırsatını bulacağız.” dedi.
İsrail ordusu Suriye’nin güneyindeki Kuneytra’da geçici bir kontrol noktası kurdu.
3 Ocak 2026: Halep’te Ambargo
Aylardır ambargo uygulanan ve yakıt kıtlığı nedeniyle 30 Aralık’ta eğitime ara verilen Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyê mahallelerindeki okulların 4 Ocak’ta yeniden açılacağı duyuruldu. Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de toplam 13 okul bulunuyor. Bunların 3’ü doğrudan Özerk Yönetim’e bağlıyken, 10’u Şam rejimi ve Eğitim Komitesi’nin ortak yönetiminde yer alıyor. Bu okullarda ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde yaklaşık 25 bin öğrenci eğitim görüyor.
4 Ocak 2026: Şam’da görüşmeler
SDG komutanları, askeri entegrasyon çerçevesinde Şam’da görüşmeler yürütmek için Şam rejimi ile temaslara başladı. Heyette SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve diğer üst düzey komutanların yer aldığı; Inherent Resolve operasyonunun komutanlarından Kevin J. Lambert’in de toplantıya katıldığı belirtildi. Toplantı sonrasında SDG tarafından şu açıklama yapıldı: “Her iki taraf, tartışmaları tamamlamak ve bu konuyu kurumsal bir şekilde takip etmek amacıyla nihai bir sonuca ulaşana kadar önümüzdeki aşamada da toplantıların devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya vardı.”
5-6 Ocak 2026: Şam ve İsrail, ABD arabuluculuğunda müzakere
Recep Tayyip Erdoğan, 5 Ocak’ta Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, görüşmede Gazze ve Venezuela başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Liderlerin, mevcut meselelerde diyalog ve iş birliğinin önemine vurgu yaptığı belirtildi.
ABD’nin arabuluculuğu Fransa’nın desteği ile İsrail hükümetinden bir heyet, Şam rejimi ile Paris’te görüştü. Paris’teki görüşme heyetler arasında yapılan 5’inci tur görüşme olarak kayda geçti. Görüşmeler kapsamında özellikle İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri varlığı ve sınır hattındaki güvenlik önlemlerinin de kapsamlı olarak ele alındığı bildirildi.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Jerusalem Post’a yaptığı açıklamada görüşmeleri “çığır açıcı” olarak nitelendirdi ve tarafların inkâr döneminden “işbirliği ve ortak refah” aşamasına geçme iradesi gösterdiğini söyledi.
6 Ocak 2026: Şam Rejiminin Halep’e Yönelik Saldırıları Başladı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Paris’te Şam rejimi Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi.
MHP lideri Bahçeli, “süper güç Türkiye” hedefini vurgulayarak İsrail’i hedef aldı. SDG’yi de tehdit eden Bahçeli, “Ya mutabakatla, ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmesi, bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin önşartsız yanında durmalıdır.” dedi.
Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçler Halep’teki iki Kürt mahallesine saldırı başlattı. Şeyh Maksud’dan sivil toplum aktivisti Afrin Cewan, “400 bin kişi kuşatma altında, mahalleler ağır silahlarla ayrım gözetmeden bombalanıyor” dedi.
7 Ocak 2026: Şavaş ilanı
Şam rejiminin resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre, Şam rejim güçleri, iki mahallede SDG’ye ait tüm mevzileri “meşru askeri hedef” ilan etti.
SDG, Halep’te herhangi bir askerî varlığının bulunmadığını ve kamuoyuna açık bir anlaşma çerçevesinde bölgeden çekilerek güvenlik sorumluluğunu İç Güvenlik Güçleri’ne devrettiğini açıkladı.
Halep’in Eşrefiyê Mahallesi’ndeki Osman Hastanesi doğrudan bombalanarak hizmet dışı bırakıldı. Bu saldırılara uluslararası yaptırım listelerinde yer alan Nûredîn El Zenkî, Feylak el-Mecid, Feylak el-Şam, Cephe el-Şamiye, Sultan Murad Tugayı, El Mutesem, El Cebha El Weteniya Litehrir, Hemzat ve Emşat gibi cihatçı gruplar, “geçici hükümet” güçleri olarak katıldı.
8 Ocak 2026: Rastgele bombardıman
Halep’te iki mahalledeki sivil yerleşim alanları ve sivil altyapıyı rastgele ve kasıtlı şekilde hedef alan yoğun tank ve topçu bombardımanı ağır bir insani krize yol açtı. Şeyh Maksud’da bulunan Xalid Fecir Hastanesi’ni topçu atışlarıyla bombaladı. Saldırı anında hastanede çok sayıda hasta ve yaralının tedavi altında olduğu belirtildi.
Türk Savunma Bakanlığı, Şam rejiminin talep etmesi halinde Türkiye’nin gerekli desteği sağlayacağını belirtti.
9 Ocak 2026: Hastaneler hedefte
Ahmed Şara, Suriye’yi ziyaret eden Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile bir araya geldi. Ursula von der Leyen
Şam rejimine 722 milyon dolar yardım paketi açıkladı.
Eşrefiye Mahallesi’ndeki Osman Hastanesi’nde 1989 doğumlu ve hastanede eczacı olarak çalışan Dr. (A.A.) ile 1968 doğumlu olan ve aynı hastanede teknisyen olarak görev yapan amcası (A.A.) Şam rejimini destekleyen cihatçı güçler tarafından infaz edildi.
Şeyh Maksud’daki Şehîd Xalid Fecir Hastanesi de ağır saldırıların hedefi oldu; kadın ve çocukların bulunduğu hastane en az 7 kez keşif uçakları ve ağır silahlarla vuruldu. SOHR, Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçlerce yapıldığını bildirdi.
Avrupa Birliği (AB), Suriye’nin Halep kentinde Kürtlere yönelik saldırılarla ilgili açıklamasında taraflara “itidal” çağrısı yaptı.
10 Ocak 2026: Kadın savaşçının cenazesine saldırı
Şeyh Maksud ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar 5’inci gününe girdi. Xalid Fecir Hastanesi’nde kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve yaralılar saldırı riski altında kaldı.
Heyva Sor a Kurd (Kürt Kızılayı’na) ait, doktorların eşlik ettiği 15 kamyonluk insani yardım konvoyu, Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçler tarafından engellendi; mahallelere giriş için güvenli koridor açılmadı.
Paylaşılan görüntülerde, Sünni cihadçı grupların iç güvenlik güçlerinden bir kadın savaşçıya ait cenazeyi “Allahu Ekber” sloganlarıyla bir binadan aşağı attığı görüldü.
11 Ocak 2026: Ateşkes
Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyê mahallelerinden sivillerin güvenli tahliyesi için uluslararası arabulucular aracılığıyla ateşkes sağlandığı açıklandı. Şam rejimine bağlı Ekhbariya TV, anlaşma sonrası SDG’nin Halep’ten çekildiğini duyurdu.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, 6 Ocak’ta Türkiye’nin planı ve bölgesel/uluslararası güçlerin zımni desteğiyle, Şam rejimine bağlı grupların Kürt varlığını hedef alan geniş çaplı bir saldırı başlattığını ve bunun Süveyda ile Suriye kıyılarındaki ihlallerin devamı olduğunu belirtti.
12 Ocak 2026: Sivil kayıplar
Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçler, Halep’in Şeyh Maksud mahallesine basın kuruluşlarının ve sivillerin girişini engelledi. Yerel kaynaklar, mahallelerdeki kadınların camilere, erkeklerin ise bilinmeyen bir yere götürüldüğünü bildirdi ve 271’den fazla kişinin kayıp olduğunu açıkladı. Heyva Sor a Kurd (Kürt Kızılayı), Şam rejiminin Şeyh Maksud mahallesinde 3 üyesini kaçırdığını duyurdu.
13 Ocak 2026: Şam rejiminin doğuya genişleyen taarruz dalgası
KCK Yürütme Konseyi, Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırıların Kuzey ve Doğu Suriye’deki özerk yönetimi tasfiye etmeyi ve ateşkesi sabote etmeyi amaçladığını belirten bir açıklama yaptı.
Irak Ulusal Güvenlik Ajansı, Hol Kampı gündemiyle toplandıklarını açıkladı.
Şam rejimi, Türkiye’nin desteğiyle ağır silahlarla Tişrîn Barajı’nın çevresini ve Der Hafir’in kuzeyindeki Um Tina köprüsünü bombaladı.
İsrail ordusu, Dera’nın Abdin ve Koya yerleşimleri çevresini top atışlarıyla vurdu; saldırılar Kuneytra kırsalındaki ilerlemeyle eş zamanlı gerçekleşti.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne bağlı Rakka Kantonu Yürütme Meclisi, kanton genelinde sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Halep’te yaşananları yakından takip ettiklerini açıklayan CENTCOM, tarafları müzakere masasına dönmeye ve diyalog yoluyla kalıcı bir diplomatik çözüm aramaya çağırdı.
14 Ocak 2026: Halep’in doğusu bombalanıyor
Halep’teki saldırıların ardından Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçlerin Dêr Hafir çevresine askeri sevkiyatını artırdığı ve belde ile köyleri bombaladığı bildirildi.
SDG, Türkiye’ye ait SİHA’nın Tabka’nın Meskene beldesini bir kez daha bombaladığını duyurdu.
15 Ocak 2026: Halep’in ağır bilançosu
Türk Savunma Bakanlığı, Şam rejimine desteğini yineledi.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre, Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zed mahallelerinden en az 120 bin kişi yerinden edildi ve insan hakları örgütlerine göre 500’den fazla kişi kayıp.
Efrin İnsan Hakları Örgütü’ne göre, Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçlerin Şêxmeqsûd mahallesinde yaygın yağmaya başladı; dükkanlardan mobilya ve elektrikli eşyalar dahil her şey gasp ediliyor.
Ayrıca, Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırılar sırasında kaçırılan Heyva Sor a Kurd üyesi 5 sağlık çalışanından günlerdir haber alınamıyor.
Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dışilişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Halep’teki 500 binden fazla sivilin yaşadığı Kürt mahallelerine yönelik saldırıların nasıl gerçekleştiği, işlenen savaş suçları ve hangi güçlerin katıldığını belgeleriyle açıkladı.
16 Ocak 2026: SDG Fırat’ın doğusuna çekiliyor
ABD Başkanı Donald Trump, Gazze’ye yönelik planın merkezinde yer alan “Gazze için Barış Konseyi”nin kurulduğunu açıkladı. Konseyin, Gazze’nin geçiş sürecini yönetecek geçici ve apolitik bir Filistinli komiteyi denetleyeceği ve ABD’nin yanı sıra İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Türkiye’den temsilcilerin yer alacağı bildiriliyor.
Şam rejimine bağlı cihadist güçler, dronlarla Der Hafir kırsalındaki üç köyü bombaladı.
Şam rejimi, 13 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kürtleri Suriye’nin asli unsuru olarak tanımladığını, Kürtçe seçmeli ders, Nevruz’un ulusal bayram ilan edileceğini ve kimlikleri Esad rejimi tarafından verilmeyen Kürtlere kimliklerinin verileceğini duyurdu.
SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, arabulucuların çağrısı ve 10 Mart anlaşması temelinde, Halep’in doğusundaki çatışma bölgelerinden güçlerini çekerek Fırat’ın doğusuna yeniden konuşlanacaklarını açıkladı.
17 Ocak 2026: Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi
SDG, Halep’e bağlı Dêr Hafir ve Meskene’den çekilme kararına rağmen Şam rejimi güçleri tarafından saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Tabka’nın güney ve batı bölgelerinde Şam rejiminin saldırıları sonucu şiddetli çatışmalar yaşandı.
PYD yöneticisi Foza Yûsiv, Rakka’ya yönelik saldırıların IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevlerinde büyük risk yarattığını belirterek uluslararası koalisyon güçlerine acil müdahale çağrısı yaptı.
Suriye’de yaşananlara ilişkin Erbil’de, ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdî, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed ile KDP Genel Başkanı Mesud Barzani’nin katılımıyla bir toplantı düzenlendi.
Özerk Yönetim, Şam rejiminin 13 No’lu Kararnamesi’ne dair hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasal güvenceyle korunması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti İmralı Heyeti, 2 Aralık 2025’ten sonra ilk kez Abdullah Öcalan ile görüştü. 18 Ocak’ta yapılan açıklamada, Öcalan’ın çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu belirttiği; durumu Suriye’deki gerilimi Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak değerlendirdiği ifade edildi.
18 Ocak 2026: Rakka–Deyr ez-Zor eksenine yayılan yeni saldırı dalgası
Şam’a bağlı cihatçı güçlerin Der Hafir ve Meskene’de başlattığı saldırılar Tabka, Tişrin, Mensura, Rakka ve Der ez-Zor kırsalına da yayıldı. SDG bünyesindeki bazı Arap aşiretleri Şam rejimine desteklerini açıkladı.
Özerk Yönetimi, saldırıları kınayarak seferberlik ilan etti.
2018 yılında Türkiye tarafından işgal edilen Efrin’den göç etmek zorunda kalan 3 bin göçmen aile ile Tabka Kantonu’ndaki Arap bileşenleri, saldırılar nedeniyle Cizîre Kantonu’na yöneldi.
Bahçeli açıklama yaparak Suriye için sekiz maddelik bir “yol haritası” paylaştı ve SDG’nin kontrol ettiği bölgelerin “istikrarın önündeki engel” olduğunu savunarak, yapıların feshedilmesi çağrısında bulundu.
Şam rejimi, SDG ile 14 maddelik anlaşmanın ve kapsamlı bir ateşkesin sağlandığını duyurdu.
PYD Eşbaşkanı Perwîn Yusif, “Nasıl bir anlaşmaya varıldığı ile ilgili bilgiler paylaşılacak. Şam hükümeti bazı maddeler paylaştı ancak o maddelerin alt maddeleri var” diyerek, Mazlum Abdî’nin önümüzdeki dakikalarda açıklama yapacağını belirtti.
SDG Genel Komutanı Mazlum Abdî, büyük bir iç savaşın önünü almak için anlaşma çerçevesinde Rakka ve Der ez-Zor’dan çekilme kararı aldıklarını ve Şam rejimi ile görüşme gerçekleştireceklerini belirtti.
19 Ocak 2026: Şedadê Cezaevi’ndeki IŞİD’liler serbest
Ateşkese rağmen Eyn Îsa, Şeddadê ve Rakka’da saldırılar sürdü. Şam’a bağlı Sünni cihadçı gruplar, IŞİD’lilerin tutulduğu Rakka Cezaevi’ni dron ve ağır silahlarla hedef aldı. Rakka’dan Haseke’ye yerinden edilen sivil sayısının 10 bini aştığı bildirildi.
SDG, binlerce IŞİD’linin bulunduğu Şedadê Hapishanesi’nin Şam’a bağlı Sünni cihadçı grupların eline geçtiğini duyurdu ve buradan IŞİD’lilerin serbest bırakıldığını gösteren görüntüler paylaştı. Ayrıca SDG, Geçici Hükümet’e bağlı cihadist grupların Uluslararası Koalisyon üssüne sadece 2 kilometre uzaklıktaki Şedadê Cezaevi’nden IŞİD’lileri bıraktıklarını gösteren görüntüleri paylaştı. Aynı gün Türkiye’ye ait SİHA’lar Kizwan Dağı’nı bombaladı.
Irak Şii lideri Mukteda es-Sadr, terörizmin küresel güçler tarafından desteklendiğini, Suriye’deki çatışmaların Irak’a sıçrama riski konusunda uyarıda bulundu. “Sınır kapıları derhal korumaya almalı ve oraya kuvvet sevk etmeliyiz” diye bildirdi.
İsviçre’nin Davos kentinde 19-23 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek Dünya Ekonomi Forumu’na (WEF) Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara davet edildi.
Recep Tayyip Erdoğan ve Donald Trump telefonda görüştü. Erdoğan görüşmede, IŞİD ile mücadele ve Suriye’nin hapishanelerindeki IŞİD’lilerin durumu da ele alınırken, Erdoğan, bütün unsurlarıyla birlikte kalkınan, terörden arındırılmış, huzurlu bir Suriye’nin bölgenin istikrarına da katkı sağlayacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin nasıl geçtiği sorusuna Trump, “Çok iyi bir telefon görüşmesiydi.” yanıtını verdi.
PYD Eş Başkanlık Konseyi üyesi Foza Yusif, “Şam’daki Geçici Hükümet tamamen teslim olmamızı dayatıyor, direniş kararı aldık” dedi. SDG, Rojava’dan Kürdistan’ın dört parçasına ve Avrupa’ya birlik ve direniş çağrısı yaptı.
Şam rejimi ‘Enfal’ suresi ile Kürtlere karşı ‘fetih’ ilan etti.
20 Ocak 2026: Hesekê vilayeti ve Kobani kenti ablukada
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack Ankara’da buluştu.
Suriye Mağdurları İçin Synergy (Tebayî) Derneği’nin raporuna göre, Rakka ve Tabka’dan Haseke’ye doğru büyük bir göç dalgası başladı; 48 saat içinde 25 binden fazla kişi yerinden edildi, yaklaşık 500 kişi kayboldu veya zorla kaybedildi. Rakka’dan Haseke’ye gitmeye çalışan siviller, Şam’a bağlı güçlerin saldırısına uğradı.
KCK, Kürt halkı ve demokratik kesimlere Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına karşı savunma çağrısında bulundu.
DEM Parti’nin Nusaybin’de düzenlediği grup toplantısı sonrası yüzlerce kişi Qamışlo sınırına yürüyerek dayanışma amacıyla kente geçti.
SDG, Kürt güçlerinin bölgeyi savunmak için geri çekildiğini, Şam rejiminin Hesekê kırsalı ve Kobani kentini ablukaya alarak şiddetli saldırılar düzenlediğini belirtti. Ayrıca Şam’a bağlı cihatçı güçlerin binlerce IŞİD’li ailenin tutulduğu Hol Kampı’na yönelik saldırıları ve uluslararası güçlerin sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle kamptan çekildiklerini açıkladı.
Şam rejimi, SDG ile çatışmalara 4 gün ara veren bir ateşkes ilan etti. Ateşkesin, Haseke’nin Suriye’ye entegrasyonu konusunda istişarelere alan açmak için ilan edildiğini kaydetti. SDG, Şam rejimiyle varılan ateşkes anlaşmasına bağlı olduklarını ve herhangi bir saldırı yapılmadığı sürece hiçbir askeri harekât başlatmayacağını duyurdu.
Trump, IŞİD’lilerin hapishaneden kaçışını engellediğini iddia etti. Trump ayrıca, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kendisine gönderdiğini öne sürdüğü bir mesajı sosyal medya hesabından paylaştı; mesajda “Suriye konusunda tamamen aynı çizgideyiz, İran konusunda büyük işler yapabiliriz, Grönland konusunda ne yaptığını anlamıyorum” ifadeleri yer aldı.
SDG, Şam güçlerinin ateşkesi ihlal ederek Kobani ve Hol kentlerinde saldırmaya devam ettiğini duyurdu.
Tom Barrack, Esad sonrası Suriye’de merkezi yönetimin yeniden kurulduğunu, SDG’nin IŞİD karşıtı birincil güç olma rolünün büyük ölçüde sona erdiğini ve Şam rejiminin IŞİD hapishaneleri ile kampların güvenliğini devralmaya hazır olduğunu söyledi.
21 Ocak 2026: Sınırlara askeri yığınak
Şam rejimi ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı Nusaybin’de binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş düzenlendi.
Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Nusaybin’de Türk bayrağının indirilmesi olaylarına ilişkin 14 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Şii Ulusal Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Irak’taki aşiretlere “Güvenlik Meclisi” kurma çağrısında bulundu.
Daha önce Efrin ve Şehba’dan göç ettirilen binlerce kişi, Rakka ve Tabka’daki saldırılar sonrası Cizîr Kantonu’na sığındı; Qamişlo’da okul ve camilere yerleştirildi. Bazı sınıflarda her odaya üç aile düşüyor.
IŞİD’in kara bayrağının Rakka girişinde yeniden asıldığı iddia edildi.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Donald Trump’ın oluşturmayı planladığı “Barış Konseyi”ne katılma davetini kabul ettiği bildirildi.
Ateşkese rağmen Şam’a bağlı cihatçı güçler Hesekê yolu üzerindeki Ebyad Basıl köyüne ve Kobani’nin Sirîn beldesine saldırdı. Saldırılara SDG ve YPJ savaşçıları yanıt verdi. SDG, Cizîr ve Kobani bölgelerinde ateşkesin sistematik biçimde ihlal edildiğini duyurdu.
Türkiye heyeti Kobani–Suruç sınırında askeri inceleme yaptı; ardından bölgeye tank ve obüs sevkiyatı gerçekleştirdi. Dijital medyada paylaşılan görüntülere göre, Şam’a bağlı cihatçı grupların Çilaxa’daki tahıl silolarını yağmaladığı bildirildi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki heyet, baro ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle birlikte Rojava’ya geçti.
Haşdi Şabi’ye bağlı Ninova Operasyonlar Komutanlığı’nın 74. Tugayı, artan güvenlik tehditleri gerekçesiyle Şengal sınırına ve ilçe merkezlerine konuşlandırıldı.
22 Ocak 2026: İnsani felaket uyarısı
Rojava’ya dönük devam eden saldırılar karşısında İHD Suruç’a, Diyarbakır Barosu ise Rojava’ya gitmeye hazırlanıyor. İnsan hakları savunucuları, Birleşmiş Milletler’i acilen harekete geçmeye çağırdı.
Reuters’a konuşan dokuz ayrı kaynağa göre, Şam rejiminin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına Ocak ayı başında Paris’te yapılan toplantıda ABD, İsrail ve Türkiye tarafından onaylandığına işaret etti.
KCK, Nusaybin’de Türk bayrağının indirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada bunun bir provokasyon olduğunu ve Kürt karşıtı söylemin tırmandırıldığını belirtti.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türk devleti ve Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçlerin kuşatması altındaki Kobani’de “insani felaket” uyarısında bulunarak, uluslararası toplumun sessizliğini kınadı.
Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG ve Özerk Yönetim heyeti, Erbil’de Tom Barrack ile bir araya geldi.
Donald Trump, Davos’taki “Gazze için Barış Konseyi” toplantısında İran’ın ABD ile görüşmek istediğini ve Washington’un da buna hazır olduğunu söyledi.
Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçlerin Kürtlere yönelik saldırıları sürerken, sosyal medyada paylaşılan bir videoda Rakka’da kaydedildiği belirtilen videoda Rami El Deheş adlı erkek, YPJ üyesi bir kadına ait olduğunu öne sürdüğü kesilmiş saç örgüsünü videoyu kaydeden kişiye gösteriyor. Videoyu çeken kişinin “Neden saçını kestin?” sorusuna ise “Gitti, ne yapacak ki” yanıtını veriyor. Video dünyanın birçok yerinde öfke ve tepkiyle karşılandı. Kürt ve Êzidî kadınlar sosyal medyada #kezî (saç örgüsü) etiketiyle dayanışma kampanyası başlattı.
Sonuç
1–22 Ocak 2026 arasında yaşananlar, Rojava’ya yönelik saldırıların bölgesel ve uluslararası güçler tarafından Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesi planının bir parçası olduğunu göstermektedir. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılarla başlayan bu çok katmanlı kuşatma stratejisi yalnızca Rojava modelini çökertme değil aynı zamanda Kürt halkının varlığını hedef alan sistematik bir yıkıma dönüşmüştür. Bölgeden gelen korkunç görüntüler 2014’te IŞİD’in başta Kürt halkı olmak üzere insanlığa karşı işlediği suçların yeniden sahneye konulduğunu göstermektedir. Uluslararası aktörlerin sessizliği ve bazı güçlerin doğrudan veya dolaylı onayı ise bu yıkım ve suçların sürmesine zemin hazırlamaktadır. Bugün Rojava’da yaşananlar, yalnızca bir bölgenin değil, Ortadoğu’nun geleceğinin nasıl bir şiddet düzeni üzerine inşa edilmek istendiğinin açık bir göstergesidir. SDG’nin kontrolündeki IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevlerine yönelik saldırılar ve bu kişilerin Şam rejimi güçleri tarafından serbest bırakıldığını gösteren görüntüler, IŞİD unsurlarının Şam rejimi çatısı altında birleştirildiği yeni bir Sünni cihatçı ordunun kurulmak istendiğine dair ciddi emareler sunmaktadır. Bu gelişmeler, Ortadoğu’nun çok daha geniş çaplı insani felaketler ve yeni savaş dalgalarıyla karşı karşıya bırakılacağına işaret eden son derece tehlikeli bir eşiktir.
(1) Sahil bölgelerinde Şam’a bağlı Sünni cihatçı güçler tarafından yapılan Alevi katliamı Şam rejiminin uluslararası meşruiyetinin sorgulanmasına neden oldu. Bu konjoktürde uluslararası güçlerin arabuluculuğuyla Şam rejimi ve Rojava arasında 10 Mart mutabakabatı imzalandı. 10 Mart Mutabakatı’nın tüm maddelerin görmek için linke tıklayınız:
(2) Halep’teki Kürt mahallelerin güvenliğinin nasıl sağlanacağına dair Şam rejimi ile Şeyh Maksud ve Eşrefiye Genel Meclisi arasında 1 Nisan 2025’te anlaşmaya varılmış, 1 Nisan Anlaşması Ocak 2026’da başlayan saldırılara kadar geçerliliğini sürdürmüştür. 14 maddelik anlaşmanın tam metni için linke tıklayınız.
